
ff sağolsun harika bi oyunum daha oldu. demo için şuraya.
bahis sadece para kazanma amacıyla oynanmadığında güzel şey. sıkıcı maçları bile heycanlandırabilen bi unsur. kazandığınızda çok keyifli, hele de süprizleri bulduysanız.. ama o süprizlerin yanında banko baktığınız maç tahmin ettiğiniz gibi bitmediğinde delirebiliyorsunuz. işte tam bu durumdayım. işin kötüsü üst dediğim maç 20. dakikada 2-0 idi. ama kalan 70 dakikada bir gol daha olmadı işte. ne diyim sana werder..
tumblr’a içini dökebilenlere çok özeniyorum. nedense kendi yazdıklarımı sevemedim hiç bir zaman. sonradan okudukça çok garibime gidiyor. bak bunu da sevmedim işte..
mouse gesture olmadan hiçmişsin firefox. chrome eklentileri desteklemeye başladığı an terk edileceksin.
bir herkül ve bir çok insanın yardımıyla taşınma eylemimiz tamamlandı. bu kadar yorulacağımı düşünmemiştim. baya çalıştım, çalışıyorum, çalışacağım.. nasıl taşınacağını düşündüğümüz -o olmasa nasıl biterdi hala düşünüyorum- her şeyi herkül tek başına sırtladı, böylesini hiç görmemiştim. öyle ki bizim zar zor taşıdığımız kutulara biblo muamelesi yapıyordu, sırtındaki dolabın üstünde taşıyarak. her yer kutu dolu şimdi. sıra onları açıp yerleştirmede..
taşınmak zor iş, bir kez daha hatırladım. hele benim gibi koleksiyoncu biri için daha da zor. dergiler, atkılar, dvd’ler derken bir sürü koli bekliyor bizi..
yıllar sonra bilgisayarda oyun oynuyorum. adı beach life. eski bir oyunmuş, ben dün friendfeed’te gördüm. oynayabilmek içinde baya bi işkence çektim. zorda olsa çalışan bir versiyon bulabilmek mümkün. benim gibi boş zamanı olanlara öneririm.