hello there

tekrar merhaba ey sanal dünya. gerçek?

bu gece ‘kapalı’da olmak vardı.

estetik anlayışım gereği sürekli kısa yazılar yazmamalıyım. biraz takıntılı bi insanım. saçmalamalarımı bu bağlamda değerlendirirseniz sevinirim.

takriben on sekiz saattir bilfiil çalışıyorum ve gördüğünüz gibi hala hesap yapıp, afili cümleler kurabiliyorum. önümde uyumadan devam etmem gereken koca bir gün var. heh ne diyecektim; hani fotoğraflara yazılar yazıyoruz daha sanatsal oluyor ya, işte onlarda türkçe karakterlere dikkat etmeliyiz. ayrı karakter kalıyorlar zavallılar, üzülüyorum.

en başında demiştim; kısa yazmamalıyım diye, aslında hiç yazmamalıyım. can sıkıntısı işte, idare ediverin. ayrıca on sekiz saat demiştim, bi saattir yazmaya çalıştığımı gözönüne alarak on dokuz olarak düşünebilirsiniz.

‘neyse’ ne güzel bir kelime. neyse..

herkes göründüğü gibi olsa ya da olduğu gibi görünse, keşke.

bir sürü işim vardı, ama ben tumblr arayüzüyle oynadım.

gülmekten elmacık kemiklerim ağrıdı. bu da böyle bir anım..

"siz uyursunuz bütün gece, ben bir ilmek daha atarım gecelerden gecelere…"

tekin gönenç

bir gün gelir, bir gün kalır diyorlar.