January 2012
1 post
tekrar merhaba ey sanal dünya. gerçek?
December 2011
1 post
bu gece ‘kapalı’da olmak vardı.
November 2011
1 post
estetik anlayışım gereği sürekli kısa yazılar yazmamalıyım. biraz takıntılı bi insanım. saçmalamalarımı bu bağlamda değerlendirirseniz sevinirim.
takriben on sekiz saattir bilfiil çalışıyorum ve gördüğünüz gibi hala hesap yapıp, afili cümleler kurabiliyorum. önümde uyumadan devam etmem gereken koca bir gün var. heh ne diyecektim; hani fotoğraflara yazılar yazıyoruz daha sanatsal oluyor ya, işte...
July 2011
4 posts
‘neyse’ ne güzel bir kelime. neyse..
herkes göründüğü gibi olsa ya da olduğu gibi görünse, keşke.
bir sürü işim vardı, ama ben tumblr arayüzüyle oynadım.
gülmekten elmacık kemiklerim ağrıdı. bu da böyle bir anım..
March 2011
1 post
siz uyursunuz bütün gece, ben bir ilmek daha atarım gecelerden gecelere…
– tekin gönenç
January 2011
1 post
bir gün gelir, bir gün kalır diyorlar.
October 2010
1 post
her şeyi ertelemek zorunda olmak sıkıcı. hiç bir şey yapmıyorum, ama yapacak çok şey var.
July 2010
2 posts
gülerken hiç sandalyeden düşmedim.
kendine has konuşma tarzı olan insanları dinlemeye bayılıyorum. hele ki aynı ortamda birden fazla iseler film etkisi yaratıyor bende. işte tam da öyle bir yerdeydik bugün, garip amcalarla tanıştık. onlar anlattı, biz dinleyip gülümsedik.
June 2010
1 post
tumblr’ın yeni post olduğunu gösteren kırmızı butonunu gördüğümde mutlu oluyorum.
May 2010
1 post
April 2010
2 posts
miss marionette →
günseli’nin portfolyosu. ben de birazcık yardım ettim.
- gözlerim odaklama özelliğini kaybetti sanırım. bütün gündür bulanık görüyorum. ne zor şeymiş.
- yeni eğlencemiz 4d, 5d, 6d diye adlandırılan mini sinemalar. evet, bu gözlerle bile gittim.
- put.io’yu her tarafta duymuş ve artık sıkılmış olabilirsiniz ama tüm övgüleri hak ediyor. download işlerinin benden geçtiğini düşünmeme rağmen, beni bile hayran kitlesine katmıştı. bu gece sevgim...
March 2010
6 posts
insanın canı sıkkın olurda hiç bir şey yapmak istemez ya hani, işte o durumun doruklarındayım. her sefer aynı senaryoyu izlemek üzüyor dahası sinir ediyor.
bu saatlerde (saatlerin ileriye alındığını da hesaba katabilirsiniz) yemek görselleri içeren yazılar yazmak, paylaşmak yasaklanmalı. benim gibi canı her şeyi çeken insanlar var. yapmayın, etmeyin n’olur..
bu renkte fotoğraf kareleri iyi hoş da, günün bu tonda geçmesi olmuyor.
1 tag
home sheep home
bir mekanda aynı akşam içerisinde kaç doğum günü kutlanabilir? ya dün doğan insan sayısında bir anormallik vardı, ya da biz farkında olmadan mc donalds misali doğum günü kutlama hizmeti veren bir yerde oturuyorduk. bir tek masa hariç -ki biz şanlı grup olarak orada oturmaktaydık- tüm masalarda bir kutlama olduğunu düşünün. her birine farklı aralıklarla fakat aynı melodi eşliğinde gelen pasta ise...
hastalığıma teşhis koydum: procrastination.
February 2010
1 post
foursquare’in bu kadar popüler olmasına üzülmeli mi, yoksa sevinmeli mi? (bkz. locfe)
January 2010
4 posts
formspring çakması ‘ask’ olayı hiç olmamış be tumblr. biz seni bu halinle seviyorduk zaten. illa bir şeyler eklemeliyim diyorsan bi an önce gruplama özelliği ekle. artık yetmiyor bu dashboard.
hataları çiftlemek gibi bir huyum var. yine iki dakika arayla; iki yanlış adrese yemek siparişi verdim.
daha uzununa da şahit olmuştum ama e harfine yedi buçuk saatte gelen bir juri yaşadım bugün. ödevlerin yazılardan oluştuğu -ki çoğu dandikti- ve tek başıma olduğum bi juri. word’ten ödev gösteren çoktu da, yazıları bold yapanı unutmayacağım sanırım.
uzun süredir aradığım dvd’yi hiç de ummadığım bi anda bulmanın mutluluğunu yaşıyorum, an itibariyle. söylemezsem içimde kalacaktı. zaten bi önceki pesimist posttan sonra böyle iyi bir haber lazımdı.
December 2009
1 post
emek verdiğiniz, heyecan duyduğunuz şeylerin son anda aptal bir hatadan dolayı gerçekleşmemesi çok sinir bozucu.
November 2009
3 posts
reblog bi yorum biçimi olmasın, lütfen..
http://mim.venidro.com →
buralar yetmedi böyle bi şey yaptım; güzel şeyleri kaybetmemek, yaymak adına.
alerji denen şey ben de saatle çalışıyor. artık eminim. sadece geceleri oluyor olması tesadüf olamaz. ne alerjisi diye soranlara ‘gece alerjisi’ diye mi cevap vermeliyim acaba?
October 2009
4 posts
machinarium. demo için şuraya
bahis sadece para kazanma amacıyla oynanmadığında güzel şey. sıkıcı maçları bile heycanlandırabilen bi unsur.
internette video izlemeye üşeniyorum. başına ‘itiraf ediyorum’ mu eklemeliydim acaba?
September 2009
1 post
tumblr’a içini dökebilenlere çok özeniyorum. nedense kendi yazdıklarımı sevemedim hiç bir zaman. sonradan okudukça çok garibime gidiyor. bak bunu da sevmedim işte..
August 2009
2 posts
hayat normal seyrine döndü galiba. sevdik burayı..
bir herkül ve bir çok insanın yardımıyla taşınma eylemimiz tamamlandı. bu kadar yorulacağımı düşünmemiştim. baya çalıştım, çalışıyorum, çalışacağım.. nasıl taşınacağını düşündüğümüz -o olmasa nasıl biterdi hala düşünüyorum- her şeyi herkül tek başına sırtladı, böylesini hiç görmemiştim. öyle ki bizim zar zor taşıdığımız kutulara biblo muamelesi yapıyordu, sırtındaki dolabın üstünde taşıyarak. her...
July 2009
4 posts
taşınmak zor iş, bir kez daha hatırladım. hele benim gibi koleksiyoncu biri için daha da zor. dergiler, atkılar, dvd’ler derken bir sürü koli bekliyor bizi..
yıllar sonra bilgisayarda oyun oynuyorum. adı beach life. eski bir oyunmuş, ben dün friendfeed’te gördüm. oynayabilmek içinde baya bi işkence çektim. zorda olsa çalışan bir versiyon bulabilmek mümkün. benim gibi boş zamanı olanlara öneririm.
sonunda gmail’i adam edebildim. kaç senedir dokunmuyordum. meğer neler yazmışım, nerelere üye olmuşum.. artık gelen kutum bomboş. böyle olunca da insan sürekli mail bekliyormuş .)
kışın zaman bulamazken, yazın yapacak şey bulamamak nedendir? evet, sıkılıyorum.
June 2009
1 post
tumblr’da yorum olmamasını sevip, savunurdum.. ama bazen çok cevap veresim geliyor yahu. şimdi daha iyi anlıyorum bilumum sitedeki saçma yorumları ve forumları.
May 2009
4 posts
koltuğa yapıştım. lafın gelişi değil, cidden yapıştım.
çok tembel adamım ben. ödev yapmaya, buraya yazmaya, kalkıp su içmeye bile üşeniyorum. hatta adres çubuğuna site yazmaya. o yüzden hep aynı sitelerde gezinmekteyim.
ajoen.com →
sonunda kendi söküğümüzü de dikebildik! yıllardır inşa edilmeyi bekleyen sitemiz sonunda aktif. biz yaparken çok eğlendik ve sonunda gerçekten sevdik, hatta o kadar sevdik ki gecenin bu saati sayfalarını geziyoruz amaçsızca .) umuyoruz siz de beğenirsiniz..
uykun varken uyumak isteğinin olmaması garip. hiç bir şey yapmıyorken daha da garip. değil mi?
January 2009
2 posts
1 tag
2 tags
December 2008
3 posts
2 tags