şaş olmasaydı karşılaştırmalar yavan olacaktı. seviyoruz seni adanalı.

“twitter fenomenleri tespit yapınca bir şey yok, biz yapınca auuuvv.”

bilmenizde fayda var; kolye şekeri hala seviyorum. en sevdiğim rengi de mavi.

yakı ile aramızda düzenli bi ilişki var. her sene en az bir kere beraber oluyoruz.

mezar taşım çirkin olursa gözüm kapanmaz ey ahali. 

tuzlu yedikten sonra tatlı, tatlı yedikten sonra tuzlu yeme ihtiyacı duyan biri olarak sonsuz bir döngüdeyim sanırım.

1px için harcadığım enerji takdire şayan. şekilden şekile girebiliyorum.

fotoğrafların altına kırmızı bant içine yazdığınız saçma şeylerin komik olduğunu düşünüyorsunuz ya, üzülüyorum. trollük bu değil, böyle olmaz.

abur cubur dilenciliğine leblebi tozu, patlayan şeker ve niğde gazozu ile yeni bir boyut kazandırabilirim. 

adım atılamayacak bir depoyu topladık bugün. mübalağa değil gerçek. başarmanın getirdiği mutlulukla ve rahatlıkla yazıyorum şimdi. adını bile bilmediğim bi sürü ıvır zıvır, atmaya kıyılamayan işlevsiz eşyalar, uzun süredir arayıp bulamadıklarımız ve milyonlarca toz taneciği. bir de neden orada oldukları hakkında fikrimin olmadığı şeyler; efsane gameshow dergileri, devasa cimbom bayrağım. ah ne yorucu gündü, yine de güzeldi. hatıralar hep güzel, hüzünlü olsa da.

en güzel bahis senaryosunu yaşadık galiba.

maçları seçip oynadınız. ilk maçlar tamam, son maça kalmış her şey. dakika doksan işler istediğiniz gibi gitmiyor, ama ufak da olsa umudunuz var. son dakikada gelen gol yüzünüzü güldürüyor. zafer bir.

bir sonraki gün. bu sefer her şey istediğiniz gibi gidiyor. ama o da ne, bu sefer son dakikada golü yiyen taraf sizsiniz. tam dünün imtikanı diye düşünürken bir gol daha geliyor ve kazanıyorsunuz. ve büyük zafer.

sonradan gelen ekleme: üçüncü gün. son dakikalara ‘buraya kadarmış’ düşünceleri ile girmişken yine geliyor beklediğiniz gol. dejavu!

bu heyecanı seviyorum.